İyi Bir Hikaye Nasıl Olmalı: Freytag Piramidi ve 5 Adım

Freytag piramidi ile iyi bir hikaye nasıl olmalı açıklamalı örnekler

İyi bir hikaye nasıl olmalı

İyi bir hikaye nasıl olmalı sorusunu cevaplamaya çalışmadan önce kendimiz bir şeyler karalyalım…

Bu içeriği Spotify’dan dinlemek için tıklayın: Kazandıran Kelimeler Podcast Bölüm 2: Hikaye Anlatımında Freytag’ın Piramidi

Dar sokaklarda hızlı adımlarla yürüyordu. Yağmurun ıslattığı parke taşlar ve kaldırımlar titrek sokak lambalarının loş ışığında parlıyordu. Etraf ıssızdı, sadece uzaktan bir köpeğin havlaması ve rüzgarın uğultusu duyuluyordu. 

Kalbi hızla çarpıyordu, heyecandan nefes nefese kalmıştı. Arkasından birinin takip ettiğini hissediyordu, ama dönüp bakmaya cesaret edemiyordu… Birkaç kez yön değiştirdi ve ara sokaklara daldı ama ayak sesleri hala peşindeydi. Üstelik omzunun üstünden gözucuyla bakınca görür gibi oldu, bir değil iki kişilerdi! 

Artık koşmamak için kendisini zor tutuyordu. İyice hızlandı ve arkasındakilerin de hızlandığını fark edince daha fazla dayanamayarak koşmaya başladı. Evet, korktuğu başına gelmiş ve adamlar da koşmaya başlamışlardı. 

Kendisini hızla yokuş aşağı büyük caddeye doğru yönlendirdi. Caddeye varmak üzereyken bir anda önüne bir araba çıktı ve acı bir frenle kayarak tam önünde durdu. Hızını alamayarak arabanın yan camına yapıştı. 

Birden cam açıldı ve direksiyondaki kadın “atla” diye bağırdı. 

Bu kadın da kimdi? Neden önünü kesmişti? Arkasındaki adamlarla birlikte miydi? Kaçtığını ya da kovalandığını nereden biliyordu? Neler oluyordu böyle? Biraz duraksayarak kaygı ve dehşetle nefes nefese kadına baktı. 

Kadın tekrar bağırdı: “Atla, hadi! Yakalanmak mı istiyorsun?” 

Arkasına baktı, adamlar hala koşarak geliyor, arayı kapatıyorlardı. Daha fazla koşacak hali kalmamıştı, kaçmaya devam edemezdi. Peki ama arabaya binmek? Belki de bu, kovalayanlardan daha büyük bir tehlikeydi. Birkaç saniye içinde hayatının en zor kararını vermek zorundaydı…

***

Sürükleyici değil mi? Merak ettiriyor. Bu hikayede sizi yakalayan neydi? Betimlemeler mi? Merak mı? Gerilim mi? Aslında bunların hepsi hikaye anlatmanın temel unsurlarını oluşturuyor ve şimdi bunları inceleyeceğiz.

Ben Yahya Karaoğulları. Kazandıran Kelimeler podcastimizin ikinci bölümü başlıyor.

İyi bir hikaye nasıl olmalı

Hikaye tanımı ve türleri ile ilgili uzun uzadıya açıklamalarla sizi sıkmayacağım. Çok basit ifadelerle hızlıca özetlersek; hikaye basitçe bir olayın veya olaylar dizisinin anlatımıdır.

Amaçları farklı olabilir: Bilgi vermek, eğlendirmek, ikna etmek veya duygusal bir etki yaratmak gibi. Ve hikayelerin kurgu, kişisel anlatım, tarihsel anlatım gibi farklı türleri vardır.

Örneğin, bir roman okuduğunuzda kurgu bir hikaye ile karşılaşırsınız. Bize kendi hayatından bir olay anlatan bir arkadaşımız ise kişisel anlatımda bulunmuş olur. Tarih kitaplarında okuduklarımız da tarihsel anlatıma örnektir.

Bu kadar basit. Çok teknik ve ayrıntılı tanımlamalara gerek yok, sonuçta bir lise ya da üniversite sınıfında değiliz. Siz de buraya sıkıcı tanımlamaları dinlemeye gelmediniz diye tahmin ediyorum. Bir an önce pratik bilgileri öğrenip bunları nasıl uygulayabileceğinizi keşfetmek istiyorsunuz.

İlgili Konu: Hikaye Anlatıcılığı: Etkili İletişimin Sanatı – 5 Tavsiye

O halde iyi bir hikaye nasıl olmalı sorusuna cevap ararken girişte anlattığım hikayeye dönelim.

Aslında o tamamlanmış bir hikaye değil, sadece bir kesit. Yani daha uzun bir kurgunun giriş kısmı olabilir, veya ortalarından bir yerden olabilir.. Önemli olan adrenalin hormonunu tetikleyecek şekilde heyecan dolu olması.

Merak uyandıran unsurları var:

Kahramanımız kim, kovalayanlar kimler, kadın kim, adamlar kahramanımızı neden kovalıyorlar, kadın onlarla mı, değilse adamı neden koruyor?..

İyi bir hikaye nasıl olmalı: Merak Unsuru

Birçok film ve romanın hikayesi böyle merak unsurlarıyla doludur.

Bu arada gerisini merak ettiyseniz özür dilerim çünkü dediğim gibi gerisi yok. Lütfen bana kızmayın. Bu podcast için uydurdum. Ha çok merak ederseniz ve ille de gerisini isteriz derseniz bana söyleyin, sizin için hikayeyi sürdürebilirim. Burada olmasa da blogumda falan paylaşabilirim.

Bazılarınız belki bunu şimdi uydurduğuma inanmayabilir “sen bunu önceden hazırlamışsındır” diyebilirler. Ama emin olun şimdi, yani bu podcasti kaydetmeye başlamadan hemen önce uydurdum, çünkü aslında hikaye anlatmak sandığınız kadar zor bir şey değil. Bunun gibi bir senaryoyu tekrar tekrar uydurabilirim.

Mesela bir kayıkta balığa çıkmış iki arkadaşın… ya da ağaca çıkan bir çocuğun başına gelen ilginç bir olayı hemen şimdi anlatmaya başlayabilirim.

Mevzu zaten mükemmel kurgular değil, aslında hayatın kendisi bir hikayeler bütünüdür.

Burada bizim işimize yarayan taraf anlardır… Hayatın içinden rastgele anlar. Çoğumuz bu konuda tecrübelenmeden önce harika bir konu, mükemmel bir senaryo, çılgınca bir kurgu, sıra dışı kahramanlar vesaireye ihtiyacımız olduğunu zannederiz. Elbette iyi bir kurgu gerekli. Ama aslında iyi hikayeleri iyi hikaye yapan duygular ve basit ayrıntılardır.

Günlük hayatımızda yaşadığımız küçük anlar, karşılaştığımız insanlar, duygularımız, düşüncelerimiz… hepsi potansiyel birer hikaye malzemesidir. Önemli olan, bu anları nasıl yakalayacağımızı ve nasıl anlamlı bir hikayeye dönüştüreceğimizi bilmektir.

İyi bir hikaye bizi meraklandırır, sürükler ve “peki sonra ne oldu?” diye sorgulamamıza neden olur.

Tüm hikayelerde bir yapı, bir iskelet vardır. Ve bu iskelet hikayenin etkili olmasını sağlayan en önemli unsurdur. Bir hikaye tıpkı bir bina gibi sağlam bir temel üzerine kurulur. İyi bir hikaye yapısı da okurun ya da dinleyicinin ilgisini baştan sona korumamızı sağlar.

E hadi o zaman şimdi bu yapının neye benzediğini birlikte keşfedelim.

Bu bölümde hikayenin temel yapısını, Freytag’ın Piramidi’ni ve iyi bir hikayeyi oluşturan unsurları örnekleriyle birlikte inceleyeceğiz.

İyi bir hikaye nasıl olmalı: Freytag’ın Piramidi

Ben de oğlumla yatağa girer ve ona “uykudan önce hikayeleri” anlatırdım. Özellikle 3 ila 7 yaşları arasındayken. Ama sırf keyiflensin ve uykuya dalsın diye değil de, bunları dinlerken hem eğlensin hem de bir şeyler öğrensin diye. Onun için Kırmızı Başlıklı Kız gibi klasik hikayeler yerine o anda uydurduğum özgün hikayeleri anlatmayı tercih ederdim. Çünkü kendi uydurduğum hikayelerle ona vermek istediğim mesajları daha etkili bir şekilde aktarabiliyordum. Saygı, dürüstlük, çalışkanlık gibi şeyler, bilirsiniz… Şimdi 12 yaşına gelen oğlum hala bu hikayeleri ve onlardan aldığı dersleri bana hatırlatıyor ve ben de seviniyorum..

Şimdi muhtemelen “hocam iyi güzel anlatıyorsun da, bu tür hikayelerin marka ile ne alakası var?” diye düşünüyorsunuz. İşte burada devreye iş için hikaye anlatıcılığı yani ‘storytelling’ giriyor. Markalar artık sadece ürün ve hizmet satmaya çalışmıyorlar. Hikayeler anlatarak tüketicilerle bağ kuruyor, onları etkiliyor ve sadık müşteriler haline getiriyorlar.

Hikaye deyince illa yüzlerce sayfalık bir roman veya birkaç saatlik filmlerde anlatılan upuzun ve karmaşık kurgular aklınıza gelmesin. Her hikaye böyle olmak zorunda değil.

Az önce de söylediğim gibi hikayeler küçük ‘an’lardan oluşur. Özelikle de markalar için.

Ticari anlamda hikaye anlatıcılığı da bu ‘an’ları yakalamakla ve etkili bir şekilde anlatmakla ilgili bir şey. Çözdüğünüz sorunun müşterinizin hayatına kattığı değeri, sağladığı faydayı veya onun hayatında sebep olduğu dönüşümü birkaç satırda ya da bir dakikada anlatabilirsiniz.

Bunun için;
bir ürün fikrinin ortaya çıkış hikayesi,
üretilme hikayesi,
bir markanın kuruluş amacı,
bir müşterinin deneyimi…
hepsi birer hikaye malzemesidir.

Girişte anlattığım hikayeyi düşündüğünüzde, onu dinlerken kendinizi hangi karakterin yerine koydunuz? Koşarak kaçan kahraman mı, yoksa gizemli kadın mı? İşte hikayelerin gücü burada başlıyor; bizimle bağ kurmaları.

Evet Freytag’ın Piramidine gelelim. Gustav Freytag 19. yüzyılın tanınmış Alman roman ve oyun yazarıydı ve “Freytag Piramidi” olarak bilinen beş perdelik dramatik yapının geliştirilmesindeki rolüyle tanınıyordu. Bir hikaye tıpkı bir bina gibi sağlam bir temel üzerine kurulur. Freytag’ın Piramidi hikaye anlatıcılığı dünyasında bu temeli oluşturmak için kullanılan en eski ve etkili araçlardan biridir.

hikaye anlatımında freytagın piramidi

Birçok klasik romandan modern filme kadar, başarılı hikayelerin bu yapıyı takip ettiğini görebiliriz. Peki bu piramit nedir ve neden bu kadar önemlidir?

İyi bir hikayenin özellikleri: Freytag Piramidi Nedir

Freytag Piramidi şu bölümlerden oluşur:

  1. Giriş: Hikayenin başlangıcıdır. Burada karakterler ve ortam tanıtılır. Yani hikayenin nerede ve kiminle geçtiğini öğreniriz. Aynı zamanda hikayenin ana çatışması da bu bölümde ortaya konulur. Yani karakterin ne tür bir sorunla karşılaşacağını anlarız.
  2. Yükselen Aksiyon: Bu bölümde olaylar gelişmeye başlar ve gerilim artar. Karakterimiz karşılaştığı sorunu çözmek için çeşitli adımlar atar ve bu süreçte engellerle karşılaşır. Heyecan yükselmeye başlar.
  3. Doruk Noktası: Hikayenin en heyecanlı kısmıdır. Karakterimiz karşılaştığı sorunun en zorlu aşamasına gelir ve önemli bir karar vermek zorunda kalır. Bu hikayenin dönüm noktasıdır ve bundan sonra hiçbir şey artık eskisi gibi olmayacaktır.
  4. Düşen Aksiyon: Bu bölümde gerilim azalmaya başlar ve olaylar çözüme doğru ilerler. Karakterimiz doruk noktasında verdiği kararın sonuçlarıyla yüzleşir ve yeni bir denge bulmaya çalışır.
  5. Sonuç: Hikayenin sonudur. Çatışma çözülür ve karakterimiz yeni bir duruma ulaşır. Bu durum, başlangıçtaki durumdan farklıdır çünkü karakterimiz bu süreçte bir şeyler öğrenmiş ve değişmiştir.

Freytag’ın Piramidi birçok hikaye için geçerli olan genel bir yapıdır. Bu yapı sayesinde hikayeler daha düzenli, anlaşılır ve akılda kalıcı olur.

Freytag’a göre “Yazarın misyonu, bir olayın kendisini sunmak değil, onun insan ruhunda oluşturduğu etkiyi belirtmektir.”  Hikayedeki çatışma ya da gerilim unsuru ve belirsizlik durumu seyircinin öyküye olan ilgisinin ve merakının artmasını sağlar.

İyi bir hikaye için Freytag Piramidi örnekleri: The Godfather (Baba) ve Michael Corleone

iyi bir hikayenin özellikleri

Şimdi isterseniz gelin bu yapıyı daha iyi anlamak için sinemanın en unutulmaz filmlerinden biri olan Baba, The Godfather’ı ve Don Vito Corleone’nin oğlu Michael’ın hikayesini inceleyelim.

Spoiler Uyarısı! Bu noktada filmi izlememiş olanlar için spoiler uyarısı vermem gerekiyor.

  1. Giriş: Corleone Ailesi ve Gücün Gölgesi

Piramitin ilk aşaması giriş kısmıdır demiştik. “Baba” filminde giriş, Don Vito Corleone’nin saygın ve güçlü bir mafya babası olarak tanıtılmasıyla başlar. Kızının düğününde misafirlerini ağırlayan, onların rica ve isteklerini dinleyen Don Corleone aynı zamanda acımasız ve gerektiğinde şiddete başvurmaktan çekinmeyen bir liderdir. Bu giriş bölümünde Corleone ailesinin dinamikleri, güç ve sadakat bağları ve mafya dünyasının kuralları izleyiciye tanıtılır.

  1. Yükselen Aksiyon: İhanet, Savaş ve Dönüşüm

Yükselen aksiyon bölümünde Don Corleone’nin rakip aileler tarafından vurulmasıyla olaylar hızla gelişmeye başlar. Ailenin liderliği isteksiz ve hazırlıksız olan oğlu Michael Corleone’ye geçer. Michael, başlangıçta aile işlerinden uzak duran bir karakterken, bu olaylar karşısında dönüşmek zorunda kalır. Aile savaşları, intikam planları ve Michael’ın liderlik vasıflarını geliştirmesi, bu bölümün ana temalarını oluşturur.

  1. Doruk Noktası: Vaftiz Sahnesi ve Acımasız Kararlar

“Baba” filminin doruk noktası, sinemanın en ikonik sahnelerinden biri olan vaftiz sahnesidir. Michael Corleone yeğeninin vaftiz töreninde rakip ailelerin liderlerini öldürerek gücünü pekiştirir ve aile savaşını kazanır. Bu sahne Michael’ın tamamen mafya dünyasına girdiğini ve babasının yerini aldığını simgeler. Aynı zamanda masumiyetini kaybettiği ve acımasız bir lider olduğu an olarak da yorumlanabilir.

  1. Düşen Aksiyon: Gücün Bedeli ve Yalnızlık

Doruk noktasından sonra Michael Corleone gücünü sağlamlaştırmak ve ailesini korumak için zorlu kararlar almak durumunda kalır. Bu süreçte yakın çevresindeki insanları kaybeder ve giderek yalnızlaşır. Gücün bedeli Michael için ağır olmuştur ve bu bölümde karakterinin iç çatışmaları ve vicdan azapları ön plana çıkar.

  1. Sonuç: Yeni Don ve Kapanan Kapılar

Filmin sonunda Michael Corleone tam anlamıyla “Baba” olmuştur. Gücü ve otoritesi tüm rakipleri tarafından kabul edilmiştir. Lâkin bu güç aynı zamanda onu yalnızlığa ve mutsuzluğa mahkum etmiştir. Filmin son sahnesinde Michael’ın karısının ona ulaşmaya çalışması ve Michael’ın soğuk bir şekilde onu reddetmesi, karakterinin dönüşümünü ve hikayenin trajik sonunu vurgulamaktadır.

“Baba” filmi Freytag’ın Piramidi’ni etkili bir şekilde kullanan ve karakter gelişimini bu yapı üzerine kuran bir başyapıt örneğidir.

İyi bir hikaye için Freytag Piramidi örnekleri: Matrix ve Neo

matrix filmi ile storytelling örneği

Hızlı bir örneği de Matrix filmi üzerinden verelim; tek örnekle yetinmemiş olalım.

Film Neo olarak bilinen bir karakterin sıradan görünen ama derin bir huzursuzluk taşıyan hayatıyla başlar. Neo gerçeklik üzerine sorgulamalar yaparken “Matrix” adında gizemli bir şeyle ilgili ipuçlarına rastlar. Ancak bunun ne olduğu ya da kendisinin bu hikayedeki yeri henüz belirsizdir.

Neo’nun hayatı Morpheus ve Trinity ile tanışmasıyla değişir. Morpheus Neo’ya iki farklı yol sunar: sıradan bir hayatı kabul etmek ya da hakikatin peşinden gitmek. Neo bilinmeyeni seçer ve bu seçimle birlikte gerçekliğin sınırlarını zorlayan bir yolculuğa adım atar.

Neo karşılaştığı zorluklarla mücadele ederken kendi potansiyelini keşfetmeye başlar. Karakterinin dönüşüm yolculuğu cesur kararları ve artan sorumluluk bilinciyle daha da derinleşir. Bu yolculuk boyunca kendisi ve dünya hakkında öğrendiği gerçekler hikayenin en heyecanlı noktalarına zemin hazırlar.

Sonunda Neo kendi gücünü kabul eder ve insanlık için umut taşıyan bir figür haline gelir. Film onun dönüşümünü ve özgürlüğe olan inancını güçlü bir şekilde vurgulayarak sona erer.

The Godfather ve Matrix gibi başarılı hikayelerin ortak noktası güçlü bir yapı üzerine kurulmuş olmalarıdır. Girişten sonuca kadar hikayenin her aşaması izleyicinin ilgisini çekmek ve duygusal bağ kurmak için dikkatlice planlanmıştır.

İyi Bir Hikaye Nasıl Olmalı: Hikayeyi Oluşturan Temel Unsurlar

Şimdi hikayemizin temel yapı taşlarına, yani DNA’sına inelim! Tıpkı bir pastanın olmazsa olmaz malzemeleri gibi iyi bir hikayenin de olmazsa olmazları var. Hadi bir bakalım bu malzemeler nelermiş..

  1. Olay Örgüsü (Story Arc): Hikayenin Omurgası

İlk malzememiz, olay örgüsü! Olay örgüsü hikayemizin iskeleti, omurgasıdır. Olaylar tıpkı bir lego gibi birbirine bağlanmalı ve mantıklı bir sıra izlemeli. Yani önce kahramanımızın markete gitmesi sonra da hemen uzaylılarla savaşması pek de inandırıcı olmaz değil mi? Olay örgüsü hikayenin akışını belirler ve dinleyiciyi merak içinde tutar. Bir film izliyorsunuz ve olaylar arasında hiçbir bağlantı yok, bir anda bir yerden bambaşka bir yere gidiyorsunuz… Kafanız karışır, sıkılırsınız ve bu da filmi kapatmanızla sonuçlanır.

  1. Karakterler: Hikayenin Kalbi

İkinci malzememiz, karakterler! Karakterler hikayemizin kalbidir, can damarıdır. Onlar olmadan hikaye olmaz tabii ki! Kimin başına ne geldiğini, kimin ne hissettiğini bilmek isteriz. Karakterler ne kadar gerçekçi ve ilginç olursa hikayeye o kadar bağlanırız. Mesela Frodo’yu düşünün. O olmasaydı Mordor’a gitmek, yüzüğü yok etmek, Gollum’la didişmek.. Hepsi anlamsız olurdu değil mi? Halbuki Yüzüklerin Efendisi’nde ne kadar harika, güçlü karakterler var: Gandalf, Aragorn, Galadriel… Neyse! 🙂

  1. Çatışma: Hikayenin Ateşi

Üçüncü malzememiz, çatışma! Çatışma hikayenin ateşidir, hikayeyi hareketlendiren güçtür. Karakterlerimizin bir amacı, aşmaları gereken engelleri olmalı. Düşünsenize bir film izliyorsunuz ve herkes mutlu mesut yaşıyor, hiçbir sorun yok… Sıkıcı olurdu, değil mi? Çatışma heyecan yaratır, karakterleri geliştirir ve bizi hikayeye bağlar.

  1. Tema: Hikayenin Ruhu

Son malzememiz, tema! Tema hikayenin ruhudur, ana fikridir. Yani hikayenin bize ne anlatmak istediğini, hangi mesajı vermek istediğini gösterir. Aşk, dostluk, kardeşlik, özgürlük… Bu temalar hikayeye derinlik katar ve bizi düşünmeye sevk eder.

Bu Unsurların Birbiriyle Etkileşimi

Peki bu malzemeler nasıl bir araya geliyor?

Olay örgüsü karakterleri ve çatışmaları bir arada tutar.
Karakterler çatışmalar sayesinde gelişir ve değişir.
Tema ise tüm bu unsurların arkasındaki ana fikri oluşturur.

Tüm bu unsurlar tıpkı bir orkestra gibi bir arada, uyum içinde çalışarak bize unutulmaz bir hikaye sunar.

Evet bu haftalık da bu kadar. İyi bir hikaye nasıl olmalı sorusunu cevaplamak üzere haftaya daha ilginç bir bölümle karşınızda olmaya çalışacağım.

Bazı güzel hikayeleri inceleyeceğiz ve bir sürpriz olarak sizden gelen hikayeleri de değerlendirebiliriz. Bunun için sizi aksiyona davet ediyorum:

Bir hikaye yazmaya çalışın ve bu 5 aşamayı uygulayın. Bakalım ortaya neler çıkacak, sabırsızlıkla bekliyorum. Denemenizi email adresime gönderebilirsiniz.

Üçüncü bölümde görüşünceye dek, hoşçakalın.